İçeriğe geç →

Abdullah ILGAZ Yazılar

Android ve iOS uygulamalarınızın Launcher ikonlarını hızlıca oluşturun

Android ve iOS uygulamaları geliştiriyor olmanız, sadece kod yazarak neticelendirilen bir durum değildir. Kullanıcı arayüzü dışında da çeşitli işlem ve gereklilikleri yerine getirmeniz gerekiyor. Bunlardan birisi uygulamalarımızın Launcher ikonlarıdır.

Launcher ikonları nedir?

Uygulama marketlerinde listelenen uygulamamızın hem market içinde hem de cihazlara kurulumu gerçekleştirildikten sonra oluşan kısayolun üstünde gözüken ikonlardır. Her cihazın çözünürlüğü ve ölçeklendirmesi farklı olduğu için uygulama geliştirme ortamınızda bu farklılıklara özel olarak sırasıyla görsellerinizi oluşturmanız talep edilir. Oluşturmamanız durumunda platformun varsayılan görselleri yüklenir ve kullanıcı açısından çok yanlış izlenimlere yol açabilir.

Yazılımcıların en büyük belası olan grafiklerle uğraşmanın her daim basite indirgenen, kolaylaştırılan bir yöntemi olur. Launcher ikonları için oluşturulan Photoshop aksiyonu ile oluşturduğumuz/belirlediğimiz Launcher ikonumuzu, ihtiyacımız olan tüm çözünürlüklere otomatik olarak oluşturuyor.

Photoshop kalıbı ve aksiyonunu indirmek için buraya tıklayın.

Launcher aksiyonu nasıl kullanılır? (Görsel Anlatım)

1. Dosyadan çıkan PSD dosyasını Adobe Photoshop yazılımında açın.

 

2. Sağ tarafta yer alan Layers bölümünden EDIT THIS SMART OBJECT katmanına sağ tuş yaparak Edit Contents butonuna tıklayın.

 

3. Açılan PSB dosyasında uygulamanızın ikonunu merkeze yerleştirin ve CTRL+S yaparak kaydedin.

 

4. Tekrar PSD çalışmasının olduğu sekmeye geçin. Markette ve cihazlarda nasıl görüneceği ile ilgili preview karşınızda olacaktır.

 

5. Window menüsünden Action bölümünü aktif edin. Bu bölümde aksiyonu kullanarak otomatik ebat ayarlama ve png olarak çıktı almamızı sağlayacak.

 

6. Daha sonra CTRL+O kombinasyonu ile aksiyon dosyasını (ATN) Photoshop’a açıyoruz. Otomatik olarak kendisini gidip Aksiyon listesine ekleyecektir. Ekledikten sonra (kırmızı işaretli bölge) aksiyon listesinden Android Launcher kısmını bulun ve altındaki Export kısmına bir kez tıklayın. Daha sonra aşağıdaki Oynat (Play) üçgenine tıklayın.

 

7. Son kez görselin teyit aşaması ve dosyaları oluşturmaya hazırlık, kalite ve düzenleme için göz atıyoruz. Her şey tamamsa Save tuşuna basıyoruz.

 

8. Launcher ikonlarımızın nereye oluşacağını seçiyoruz ve Save tuşuna basarak oluşturuyoruz.

 

9. Seçtiğimiz dizine gittiğimizde ikonlarımız bize gülücük saçıyor 🙂

#5 Object Pascal’a Giriş | Delphi ile Programlama Öğren

Embarcadero Delphi geliştirme çevresinde (Delphi IDE) Object Pascal programlama dili ile uygulama geliştirme eğitim serisi Delphi ile Programlama Öğren’in beşinci videosu olan “Object Pascal’a Giriş” ile karşınızdayım.

Merhaba Dünya uygulamasının perde arkasını araladık ve veri tiplerine hızlı bir giriş yaptık. String veri tipini kullanarak Merhaba Dünya’yı genişlettik. Integer, Double, Extended, Boolean veri tiplerine değindik ve nasıl kullanıldıklarından bahsettik.

Tekrarlama için kullanılan For döngüsünün nasıl tanımlandığını, nasıl kullanıldığını ve ne işe yaradığını güzel bir örnek üzerinden açıkladık.

Kontrol yapılarının en yaygını olan If koşul-kontrol yapısı inceledik. If ve If-Else kontrollerinin nasıl yazılacağını öğrendik. Boolean olarak neticelendirilen koşullar sayesinde çalıştırılacak kodları tespit etmeyi öğrendik.

Bir sonraki videomuzda gelişmiş yapılar, değişken ve tanımlar üzerinde gelişmiş kullanımlar ve daha fazla Object Pascal göreceğiz, sakın kaçırmayın!

#4 Basit Bir Uygulama Yapalım | Delphi ile Programlama Öğren

Embarcadero Delphi geliştirme çevresinde (Delphi IDE) Object Pascal programlama dili ile uygulama geliştirme eğitim serisi Delphi ile Programlama Öğren’in dördüncü videosu olan “Basit Bir Uygulama Yapalım” ile karşınızdayım.

Geliştirme Ortamı üzerinde bazı özelleştirmeler yaparak uygulama geliştirme süreçlerine giriş yaptık. Ardından teknik konuları biraz daha irdeledik. Object Inspector üzerinde çeşitli özellikleri kullanarak Delphi IDE ile iyice kaynaştık.

Ardından TMemo, TEdit ve TButton kullanarak basit bir mesaj aktarım uygulaması yaptık. Kullanıcı tarafından Edit1 nesnesine girilen text (string) verilerin Memo1 nesnesine aktarımını sağladık.

Bir sonraki videomuzda görüşmek üzere, hoşçakalın!

#3 Merhaba Dünya | Delphi ile Programlama Öğren

Embarcadero Delphi geliştirme çevresinde (Delphi IDE) Object Pascal programlama dili ile uygulama geliştirme eğitim serisi Delphi ile Programlama Öğren’in üçüncü videosu olan “Merhaba Dünya” ile karşınızdayım.

#2 Rad Studio ile Tanışın | Delphi ile Programlama Öğren

Embarcadero Delphi geliştirme çevresinde (Delphi IDE) Object Pascal programlama dili ile uygulama geliştirme eğitim serisi Delphi ile Programlama Öğren’in ikinci videosu olan “Rad Studio ile Tanışın” ile karşınızdayım.

Bu videoda Rad Studio’nun ne olduğunu, hoşgeldin sayfasında neler yapabileceğimizi, yeni bir projenin nasıl oluşturulacağını veya mevcut projelerin nasıl yönetilebileceğini konuştuk. Eğitim videoları ve dokümantasyon sayfasına değindik. GetIt uygulama yöneticisi ile mevcut Rad Studio üzerinde olmayan paket ve eklentilerin nasıl kurulabileceğinden bahsettik. Rad Studio’yu biraz daha yakından inceleme fırsatı bulduk ve Tool Palette, Object Inspector, Structure, Project Manager, Code Editor, Design Form hakkında bilgi sahibi olduk.

Ve son olarak ilk görsel programlamamızı gerçekleştirerek başarılı bir şekilde projemizi derledik. Daha sonra proje çıktısını inceledik.

Bir sonraki videoda Merhaba Dünya! diyeceğiz. Artık Object Pascal kodlamanın zamanı geldi. Sakın kaçırmayın!

#1 Programlamaya Giriş | Delphi ile Programlama Öğren

Embarcadero Delphi geliştirme çevresinde (Delphi IDE) Object Pascal programlama dili ile uygulama geliştirme eğitim serisi Delphi ile Programlama Öğren’in ilk videosu olan Programlamaya Giriş ile karşınızdayım.

Bu videoda bir programı yazmak için nelere ihtiyaç duyduğumuzu konuştuk. Daha kolay ve hızlı şekilde nasıl uygulama geliştireceğimize değindik. Bu platform üzerinde geliştirilen dünyaca ünlü uygulamalar hakkında konuştuk ve Delphi Starter Edition sürümünü nasıl edinebileceğimizden bahsettik.

Bir sonraki video ile kod yazmaya başlayacağız. Sakın kaçırmayın!

Kod Dünyam

Başlangıç

Kod Dünyasına ilk gidişim çok heyecan vericiydi. Günümüz dünyasında mars’a yolculuk gibi bir şeydi. İlk anılarım Half-Life’ın beta sürümüne tekabül ediyor. Microsoft’tan bir grup yazılımcı ayrılmış, Valve diye bir şirket kurulmuş ve orada 3D grafik çalışmalarını sürdürecekleri bir simülasyon geliştirmeye başlamışlar. Senaryosu gereği Hollywood’un kanca atma potansiyeli çok yüksek, daha önce bilgisayar dünyasında hiç yapılmamış bir şey yapmaya hazırlanmışlar.

Dr. Gordon Freeman ile olan tanışıklığım sayesinde dijital dünya benim için bir araç olmaktan çıktı ve amaç olma yoluna girdi. Hobi olarak başladığım bir işi profesyonel anlamda ilerletmemin temelinde yatan şey sanırım hobi haline dönüşürken hissettiğim tatlı tecrübelerdi 🙂

İlk Soru

Half-Life’ı solo oynamaktan sıkıldıktan sonra, güç bela topladığımız zayıf bir bilgisayarla beraber cross bağlantı oluşturarak kendi local network’ümüzü kurup abi-kardeş sabahlara kadar oynadığımız günleri hatırlıyorum. Bir gün Half-Life yapabilir miyim? diye soralı sanırım 17-18 yıl olmuş.

Maceranın başladığı yer

Dial-up, 56k modem bağlantıların cep yakıcı fiyatlarından sonra ülkemize DSL bağlantının gelmesi, free-hosting sunucularında free-domain olarak oluşturduğum html 1.0 sayfaları yayınlamam ile marsa ilk adımımı atmıştım. O gün deneyimlediğim haz, hayatımın her anında içimde hissettiğim, her yeni teknoloji ve projede içimden yükselmeye devam eden bir haz. Bu işi profesyonel anlamda yapmaya karar vermemin en büyük sebebi.

İşte kod dünyamın hikayesi böyleydi. Bu başlık altında sizlere kod dünyamdan anlatacağım eğlenceli ve acımasız gerçekli deneyimlerimi, elimin altında durması gerekenleri ve nadir bulunan uyuz çözümleri paylaşacağım. Kendime de hazır arşiv oluşturmuş olurum 🙂

Kod Dünyama hoşgeldiniz.

A.I.

Fanni (Funny & Fani) Dünyam

Bölüm I – Fanni

Her gün bir önceki günü aratıyor. Ve her bir sonraki gün, kendisi ile birlikte yeni tecrübeleri getiriyor. Yeni maceraların kapılarını aralıyor. Sanırım burası her şeyin ciddiye alınması ve alınmaması üzerine yol ayrımına girdiğim yer. Funny kelimesi İngilizce’de komik, eğlenceli, tuhaf anlamlarına geliyor. Fani kelimesi ise Arapça’da kalıcı olmayan, gelip geçici, ölümlü anlamlarına geliyor.

Funny ve Fani ne kadarda birbirlerine benziyor değil mi? İkisi de gelip geçici, ikisi de eğlenceli ve tuhaf. İkisi de kendilerine verileni yada ifade ettikleri anlamı yerine getiriyor. Başka yaptıkları yada oldukları bir şey de yok.

Bölüm II – Gerçek Dünyaya Hoşgeldin Neo

İşte bu dünya ile gerçek anlamda tanışmam lise yıllarıma denk geldi. Öncesinde rengarenkti dünya, sonra ne oldu, nasıl olduysa birden dünyanın temelde 2 renkten oluştuğunu öğrendim. Siyah ve beyaz. Daha sonra da her zaman mutlak kesinliğin olmadığını, ikisinin birleşim noktası olan gri rengi öğrendim.

Her günümün bir önceki günümden farklı olmasını umut ederek, bu amaç doğrultusunda güne başlıyorum. Çok fazla seyyah olduğumdan mütevellit, çok geziyor, çok fazla deneyimliyorum. Görmediğim, bilmediğim, işitmediğim kalmadı. Üç maymuna muhalif, zıt anlamını yaşayan ve yaşatan birisine dönüştüm.

Bölüm III – Bir kaşık yok

Kısa, fanni ve fani bu dünyada deneyimlediklerim, tuhaf bulduğum gelip geçici olayları sizlere ileteceğim yer tam olarak burası. Gezi yazısı ve deneme yazısı arasında, o an hissetiklerime göre, yada kafama göre, olduğu gibi, gördüğüm gibi yazacağım.

O halde başlayalım.
Bir kaşık yok.
FanniVFani Dünyama hoşgeldiniz.

A.I.

İki Dünya Arasında

Tekrar işin başında

Uzunca bir zamandır bu işin içindeyim. Sektörün cilvesi mi dersiniz, yoksa bizlerin tembelliği mi bilmiyorum, ne zaman blog yazmaya kalksam bir yerden sonra pes ediyorum. Arayüzlerin hiçbirini beğenmiyor, her özelleştirmemin süresi 1 haftayı geçiremiyorum. Terzinin kendi söküğünü dikememesi gibi bir şey sanırım 🙂 Bill Gates’in söylediği “en zor işleri hep en tembellere veririm. çünkü onlar en kısa yolu bulur.” sözü aklıma geliyor hep bu tarz durumlarda.

Daha önce amatör olarak birçok farklı domain üzerinde çeşitli teknoloji ve sanat üzerine makaleler yazdım ancak bir yerden sonra hedef kitle kaygısı ve harcadığım zamanlara endeksle çok bir katma değer üretmediği kanaati hasıl oldu. Türkçe, İngilizce ve çift dil yürüttüğüm birçok içerik sisteminde canlılığı ve devamlılığı sağlamak adına çok fazla şey ile uğraştım. Hepsinde bir amaç güttüm. Çeşitli standartlar üzerine inşa edilecek ve ziyaret edenleri kategorize edecek türden paylaşımlardı. Bunun yerine artık hiçbir hedef kitle kısıtlaması yapmadan, aklıma geldiği gibi, hissettiğim gibi, yaşayıp gördüğüm, deneyimleyip tecrübe ettiğim her şeyi olayın sıcaklığına ve ciddiyetine göre kaleme alıp ileriye dönük bir arşiv oluşturmaya karar verdim.

İki Dünya Arasında

2018 gelmeden altyapı hazırlığı ve aklımdakileri masaya yatırdım. Gördüm ki iki dünya arasında kalmışım. Bir yanım en büyük hobimin profesyonel yaşantıma dönüşmesinden, yazılımdan oluşuyor. Diğer yanım cins, tuhaf, gıcık, huysuz, aksi, muhalif, çeşitli, anormal, sürrealist, hayalperest. Domain’i ikisine de paylaştıramadım 🙂 Bir arada yaşamalarını sağlarken sizlerle beraber tüm içeriğe şahit olacağım. İnşallah tahmin ettiğim gibi sonuçlanır.

A.I.